<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?><rss version="2.0"><channel><title>CcPortal.Net - Yazılar için özet akışı..</title><link>http://www.amasyauniversitesi.org</link><description>abone konusu eklenir</description><webMaster>duyuru@amasyauniversitesi.org</webMaster><copyright>2007-2010 © Copyright AmasyaUniversitesi.Org Tüm Hakları Saklıdır.</copyright><language>tr-TR</language><item><title>ÇİZGİ FİLM İZLEMENİN DE BİR ÖLÇÜSÜ OLMALI! </title><link>http://www.amasyauniversitesi.org/yazilar-goster-8-cizgi_film_izlemenin_de_bir_olcusu_olmali.html</link><description>ÇİZGİ FİLM İZLEMENİN DE BİR ÖLÇÜSÜ OLMALI! Çizgi filmler, çocukları eğlendirirken hayal dünyalarını da genişletmekte; onların dünyalarında “rahatlatma” rolü kadar “öğretme” rolünü de üstlenmekte.... Ancak, tüm bu olumlu etkiler belli hususlar göze alınmadığı taktirde olumsuza çevrilebilir ve çocuğu olumsuz şekilde etkileyebilir. Uzman Psikolog Aslı Akkan ebeveynleri, televizyonun ya da çizgi filmlerin çocuklarının hayatlarının odak noktası olmaması konusunda uyarıyor.Yapılan araştırmalar, çocukların 18 aylıktan itibaren televizyondan gelen uyarana kısa süreli de olsa ilgi gösterdiğini ancak “izleyici” olarak adlandırmalarının 2,5 yaşlarından sonra olduğunu göstermektedir. - 2,5 yaş itibariyle çocuklar gördükleri (izledikleri) olay ve davranışları taklit etme yetisine de sahip olurlar. Bu yaş çocuklarının ilgisinin hızlı efektlerle değişen sahnelere sahip çizgi filmler olduğu göz önünde tutulduğunda, bu yapıtları “taklit” eden ve bu yapıtlardan öğrenen çocukların hayatında çizgi filmler...</description><author>AYSUN</author><category>Okunma: 59</category><pubDate>04-Şub-2010 16:54:47</pubDate></item><item><title>BİR İNSANLIK HALİ: AŞK...!</title><link>http://www.amasyauniversitesi.org/yazilar-goster-7-bir_insanlik_hali_ask.html</link><description>BİR İNSANLIK HALİ: AŞK...!Nasıl evlilik yıldönümleri beraber geçmiş ve geçmemiş zamanların yeniden değerlendirilmesine, yılbaşları daha çok iş ve sosyal yaşamımızın gözden geçirilmesine, doğum günleri yaptıklarımızla yapacaklarımız hakkındaki perspektif ayarlamalarına vesile oluyorlarsa aşıklar günü de, sevdiklerimizi ve sevemediklerimizi düşünmemize yol açıyor. Psikolojik anlamda bu özelleştirilmiş günler, bizim kendimiz ve yakın çevremizle ilgili farkındalıklarımızın keskinleşmesinde, sosyal farkındalığımızın artmasında, çiçek, çikolata, yemek, tiyatro, mum, hafif müzik, tütsü, kırmızı iç çamaşırı gibi rutinlere ilaveten; varlığı ve yokluğu ruhumuzun balansını en derinden bozan öge olan aşk hayatımızı yeniden irdelememizde çok yararlı bir rol oynuyor. Son yıllarda dinamik görüntüleme tekniklerinin yardımıyla sadece beyin yapılarının değil, işlevlerinin de renkli resimler ve kliplerle belirlenebilmesi, iki kulağımızın arasındaki 1.350 gramlık et parçasının fiziksel olduğu kadar duygus...</description><author>AYSUN</author><category>Okunma: 75</category><pubDate>14-Kas-2009 15:35:27</pubDate></item><item><title>TÜRK İNSANI HER ŞEYE RAĞMEN MUTLU! </title><link>http://www.amasyauniversitesi.org/yazilar-goster-6-turk_insani_her_seye_ragmen_mutlu.html</link><description>TÜRK İNSANI HER ŞEYE RAĞMEN MUTLU! Başbakanlık Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü ile TÜİK, 24 bin 647 kişiyle görüşerek Türk ailelerinin profilini ortaya çıkardı. 'Türk Aile Yapısı Araştırması'na göre, üç kızdan biri 18 yaşından küçük evlendiriliyor, görücü usulü, başlık parası ve dayak hâlâ yaygın, ev işleri kadında, mal erkekte, yüzde 55,5’lik kesim aile ilişkilerinin kötüye gittiği düşüncesinde ve yüzde 33, 4’lük kesim sigara tiryakisi… Yine de Türk insanının yüzde 58,4’ü mutlu olduğunu söylüyor!10 Haziran-29 Ağustos 2006 tarihlerinde gerçekleştirilen araştırmanın sonuçları Devlet Bakanı Nimet Çubukçu tarafından açıklandı. 1993'ten beri yapılan en kapsamlı araştırmaya göre 21'inci yüzyılın başındaki Türkiye'nin aile yapısının özellikleri şöyle: AİLELER KÜÇÜLÜYOR: 1993'te 4.75 kişi olan ortalama hane halkı büyüklüğü 3.8'e düştü. Bu rakam kentte 3.7 iken, kırda 4. AB'de 2001 itibarıyla hane halkı büyüklüğü 2.45. Türkiye'de hanelerin yüzde 80.7'si çekirdek ailelerden, yüzde 1...</description><author>AYSUN</author><category>Okunma: 115</category><pubDate>03-Kas-2009 16:53:03</pubDate></item><item><title>AİLE İÇİ ŞİDDET HAKKINDA CEZA ALAN İLK ÜLKE: TÜRKİYE! </title><link>http://www.amasyauniversitesi.org/yazilar-goster-5-aile_ici_siddet_hakkinda_ceza_alan_ilk_ulke_turkiye.html</link><description>AİLE İÇİ ŞİDDET HAKKINDA CEZA ALAN İLK ÜLKE: TÜRKİYE! Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından aile içi şiddete karşı yeterli koruma önlemi almadığı ve kadın vatandaşlarına yönelik ayrımcılık yaptığı gerekçesiyle mahkvveeucirc;m edilen ilk ülke Türkiye oldu! Nahide Opuz’un kocasından şiddet gören açtığı davayı karara bağlayan AİHM, aileiçi şiddeti ayrımcılık olarak değerlendirdi ve Türkiye’yi 36 bin 500 Euro tazminat ödemeye mahkvveeucirc;m etti.VAHŞET GÖSTERE GÖSTERE YAŞandI! Nahide Opuz, eşi Hüseyin Opuz’dan sürekli şiddet görmeye başladı ve yıllarca süren karakol, hastane, mahkeme trafiği başladı. Opuz, kocası tarafından tehdit edildiği için bu süreçte yaptığı bazı şikayetleri geri çekti. Ama 2001 yılında bitmek bilmeyen şiddet daha da sertleşti ve kocası Hüseyin Opuz, Nahide Opuz’u 7 yerinden bıçakladı. Bu denli ağır bir darptan sadece 840 TL para cezası ile kurtulan Hüseyin Opuz, kayınvalidesi Mintena Beydur’u da öldürdü. 15 yıl hapse mahkvveeucirc;m edilen Opuz’un daha so...</description><author>AYSUN</author><category>Okunma: 103</category><pubDate>03-Kas-2009 16:43:36</pubDate></item><item><title>KADINA YÖNELİK ŞİDDET ARTARAK DEVAM EDİYOR! </title><link>http://www.amasyauniversitesi.org/yazilar-goster-4-kadina_yonelik_siddet_artarak_devam_ediyor.html</link><description>KADINA YÖNELİK ŞİDDET ARTARAK DEVAM EDİYOR! Kadına yönelik şiddet bir türlü durmuyor, aksine gün geçtikçe şiddet mağdurlarının sayısı katlanarak artıyor. Son olarak İstanbul bölgesinde yapılan bir araştırmaya göre, 2009'un ilk 10 ayında 14 bin 179 kadın çeşitli şekillerde şiddete maruz kaldı. Ama “aile içi şiddet” vakalarında da önemli bir azalma görülüyor.“Kadına yönelik ve aile içi şiddet” vakalarında polis ve jandarma kayıtları önemli delil teşkil ediyor. İstanbul’daki polis ve jandarmanın kendi sorumluluk bölgelerinde yaşanan şiddet vakalarına ilişkin istatistiki çalışması, İstanbullu kadınların durumunu tüm çıplaklığı ile anlatıyor. İşte bu önemli çalışmadan bazı çarpıcı sonuçlar:İstanbul'da son 6 yılda 69 bin 689 kadın şiddet mağduru oldu.2008'de 17 bin 752 kadın şiddete uğradı.2009'un ilk 9 ayında ise bu sayı 14 bin 79'a ulaştı. Kayıtlarda “aile içi şiddet” oranlarında eskiye oranla yaşanan düşüş de dikkat çekiyor. İstanbul Valiliği İnsan Hakları Masası Başkanı Avukat Vildan Yir...</description><author>AYSUN</author><category>Okunma: 70</category><pubDate>03-Kas-2009 16:39:29</pubDate></item><item><title>EŞİTLİĞİ YAŞAMA GEÇİREMİYORUZ! </title><link>http://www.amasyauniversitesi.org/yazilar-goster-3-esitligi_yasama_geciremiyoruz.html</link><description>EŞİTLİĞİ YAŞAMA GEÇİREMİYORUZ! Kadın erkek eşitliği konusunda yine bir arpa boyu yol katedemedik. Türkiye, Küresel Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi'nde Katar, Mısır, Mali, İran, Suudi Arabistan, Benin, Pakistan, Çad ve Yemen ile birlikte toplumsal cinsiyet eşitliği bakımından en kötü durumda olan ülkeler arasında yer aldı.Küresel Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi’nde Kuzey Avrupa ülkeleri farklılığı kapamaya çok yaklaşırken, Türkiye listenin alt sıralarında yer aldı. 134 ülkede yapılan araştırmaya göre Finlandiya, İzlanda, Norveç ve İsveç endeksin en üst sıralarını paylaştılar. AFRİKA ÜLKELERİ İLK ONDA Endekse göre, İzlanda yüzde 82,8'lik skorla, yüzde 100 toplumsal cinsiyet eşitliğine en yakın seviyeye ulaştı. Afrika ülkeleri Lesoto ve Güney Afrika ise ilk kez endeksin ilk 10 ülkesi arasında yer aldı. Listenin ilk 10’u arasına giren diğer ülkeler ise Yeni Zelanda, Danimarka, İrlanda ve Filipinler. Türkiye ise yüzde 46,1’lik skorla Katar, Mısır, Mali, İran, Suudi Arabistan, ...</description><author>AYSUN</author><category>Okunma: 69</category><pubDate>03-Kas-2009 16:36:06</pubDate></item><item><title>Tarihi Geçmiş Çikolata</title><link>http://www.amasyauniversitesi.org/yazilar-goster-1-tarihi_gecmis_cikolata.html</link><description>Babasının bakkala götürdüğünde mutlu olanlar çocuklar gibiydim kalbim beni yanına sürüklediğinde..Hersey cocuksu tozpembe ilerisini hiç düşünmeden o anki mutluluk vardı yüreğimde. Aslında biraz da hüzün,acı.. Sanki babam istediğim şeyi almamıştı. Beni ucuz bir çikolatayla avutmuştu. Ama onun mutluluğuyla istediğimi alamadığımı unutmuştum o an. İstediğim tamamıyla sendin aslında. Seninle 24 saatimi geçirmek ve senle ölmek. Oysa hayat sadece seni gösterip geri çekmişti ve sadece o aşkı vermişti bana.. Kimbilir belkide bunu yaşayabilmek de bir ayrıcalıktı. Seni tek taraflı sevebilmek de...Babamın hergün aldığı ucuz çikolataları yemenin verdiği mutluluk gibi alışmıştım seni sevmeye. Bir süre sora yetmez oldu, daha iyisini daha pahalısını istedim. Senin tam anlamıyla benim olmanı istedim.Ama hayat istemedi bunu yada sen. Çikolatalarımdan bir haz alamaz oldum. Nerden bilebilirdimk i bakkalın tarihi geçmiş çikolata sattığını? Nerden bilebilirdim ki hayatın beni tarihi geçmiş, senin gözünde de...</description><author>bilge</author><category>Okunma: 127</category><pubDate>30-Ağu-2009 00:16:32</pubDate></item></channel></rss>